|
Sosyal bilimler… Modern dönemlerle birlikte şöhreti parlayan,
parlaklığıyla Batı toplumunu olduğu kadar Doğu toplumlarını da
“büyüleyen” bir bilgi dünyası..
Comte, Marx, Durkheim ve Weber gibi “kurucu babalar”ın metinlerine
bakılarsa, değişim sancıları çeken Batı toplumunun yaşadığı sosyal,
siyasi, iktisadi ve zihinsel çalkantılar için bir çözüm arayışı o.
Ada’da ve Kıta Avrupa’sında toplumsal hayatı, insan davranışlarını ve
ayrıca dünyanın geri kalan kısmını açıklama ve düzenleme çabası.
Foucaultgil
bir yaklaşımla, iktidar ve siyaset penceresinden bakıldığında ise
modern devletin, toplumu, hakkında bilgi toplayarak gözetleme,
denetleme ve disipline etme enstrümanıdır sosyal bilimler. Kökeni ise,
feodalite sonrası Avrupa şehirlerinde şehir halkını gözetlemek üzere
kurulan polis bilimlerine dayanmaktadır.
Dolayısıyla sosyal
bilimlerin muhtevası, doğası, ilke, kabul ve yaklaşımlarının
anlaşılmasında, onun tarihi ve toplumsal kökenlerine, 17.-18. yüzyıl
Avrupa toplumundaki gelişmelere bakmak, önemli bir adım olarak çıkmakta
karşımıza. Zira bugünkü sosyal bilimlerin ilkesel, yöntemsel ve
sorunsal temellerinin o dönemde atıldığı aşikar.
Diğer yandan
keskin rüzgârına Rönesans’a hayat veren hümanizm akımını, 17. yüzyıla
ruhunu üfleyen rasyonel ve bilimselci yaklaşımı, 18. yüzyılın
bireysellik, ilerleme ve evrensellik kavramlarını katan modernizmin,
sosyal bilimlerin düşünsel ve entelektüel zeminini, zihniyet
dünyasındaki köklerini oluşturduğu görülür. Dolayısıyla sosyal
bilimlerin düşünsel ve kültürel temellerini kavramak için, onun
modernite ile olan ilişkisine bakmak gerekiyor.
Ayrıca “sosyal
fenomenleri, toplum doğasını, birey-toplum ilişkisini” anlamaya ve
açıklamaya yönelik çabaların merkezinde duran sosyal bilimler
geleneğinin kendi yapısını, bilimsel ve felsefi temellerini,
metodolojik kabullerini, insan ve toplum tasavvurunu ele almak ve
sorgulamak, sosyal bilimleri anlamlandırmak açısından önem arz ediyor.
Bunun için de “sosyal bilimlerin mantığı”nı gündeme taşımak gerek.
Diğer
taraftan, sosyal bilimlerin bilgi dünyasının, mantık örgüsünün sağlıklı
bir şekilde ortaya konması adına önünden geçilecek bir diğer durak,
sosyal bilimler mahallesinde yer tutan bilimsel disiplinler. Sosyoloji,
siyasetbilimi ve iktisat, bunlardan başı çekeni. Bu disiplinlerin
sosyal olana dair ürettikleri kavramsal çerçeveleri, temel model ve
yaklaşımları, sahip oldukları toplumsal işlevler, bu kapsamda öne çıkan
başlıklar.
Sosyal bilimleri çözümlemeye ve kavrama dönük bir
atölye çalışmasında tezgâha çekilecek en temel konulardan belki de
sonuncusu, sosyal bilimlerin sahip olduğu sorun ve açmazların neler
olduğu; bu açmazlardan hareketle alternatif ne tür yaklaşımların
geliştirileceği konusu olmalı.
Genç Akademi’de sosyal bilimler
üzerine yapılacak atölye çalışmasının menzil taşlarını işte bu
başlıklar oluşturuyor: Ontolojik temeller, epistemolojik kabuller,
metodolojik ilkeler, disipliner modeller ve yapısal paradokslar.
|